Yazı Detayı
06 Aralık 2017 - Çarşamba 17:11 Bu yazı 786 kez okundu
 
UMUDUN HİKÂYESİ
Tansu YILDIRIM
 
 

             Geçen arkadaşla sohbet ederken arkadaşın ağzından ” Benim umudum kalmadı artık bu şehirde” diye bir söz çıktı. Ben arkadaşa umutlu olmasını gerektiğini falan söylemeye çalışırken oradan muhabbete denk gelen dayının biri “ Sen söyle bakalım bu umut ne, ne oluyor” dedi,  hatta yanındaki diğer dayı da: “Umut mumut buralara uğramaz, boş konuşma da olum “ dedi. 

            Sonra ben bir soluklandım ve: “Bize birer çay söyleyin de çok merak ediyorsanız anlatayım madem” dedim.  Dayı da “ Burayı çayla “ diye seslendi.

           Ardından ben başladım anlatmaya tabii ki de kendimce, kendi fikrimce: “ Bak dedim abilerim, amcalarım umudun sözlük anlamı Mustafa Kemal’dir” dedim, oradan dayı hemen atıldı, “ O kadar kolaya kaçma; o binde bir olur; istisnai durum” dedi. 

Cidden bu yoruma, özellikle istisnai durum cevabına şaşırmıştım ama bir yandan da hoşuma gitmedi desem yalan olmaz. Dayı, “ Başka bir cevap bekliyoruz.” dedi bana. Sonra ben de az biraz düşündüm, arkama yaslandım ve birden; “ Cemal Süreya “ dedim. Amcalara pek bir şey ifade etmedi; şaşkınlıkla baktılar o sırada ama arkadaşıma daha önce üstadın hikâyesini anlattığım için yüzündeki ifadeyi gördüm. O sırada biri dayanamadı; “ Eee ne olmuş Cemal Süreye’ya” dedi bana.  Sonra ben de başladım anlatmaya tekrar. “ Cemal Süreya; Dersimlidir, sürgün hayatı yedi yaşında başlamıştır. Ailesiyle birlikte bir yük vagonuna koyup Bilecek’ e sürgüne gönderilirler. Annesi henüz 23 yaşındadır ama sürgünün altıncı ayında can verir kadıncağız. Cemal yedi yaşında toprağa verir anacığını, sonra tahsili yani okulu için İstanbul’a gider amcasının yanına, babasıyla kardeşi de peşinden gelir fakat üç yıl sonra polis o kaldıkları evi de basar ve Bilecik’ten izinsiz ayrıldıkları için gerisin geri sürgün yerine gönderirler onları. Cemal Süreya’yı parasız yatılı okula kaydederler, artık o hem sürgün hem parasız hem de yatılıdır kendi deyimiyle. Bütün bu acıları yaşar ama hayata küsmez, hem umut eder, ülkesine, insanlara küsmez ve sonrasında Türkiye’nin Türkçenin en büyük aşk şairi olur. Küsmek yok yani, umut her zaman var olacaktır.”

 

             Anlattım, üstadın hikâyesini ama ne yalan söyleyeyim bu kadar pür dikkat beklemiyordum, kafamı kaldırıp etrafa dikkatlice baktığımda birkaç kişinin daha masaya yanaştıklarını fark ettim.  Oradan dayının biri atladı. “La olum bırak edebiyat yapmayı da umut ne la? “dedi. Ortamda bir gülüşme oldu, esasında anlaşıldığımı düşünüyordum çünkü hikâyenin sonunda insanların gözlerine baktım ve onların gözlerindeki ışıltıda beni anladıklarını hmiştim. Ve dediğim gibide olmuştu aslında, oradan bana en başta soruyu soran dayı; “ Çocuk daha nasıl anlatsın, gayet açık ortada ” dedi ve sert bakışıyla bir tebessüm attı sonra da. Sonra ben “ Dur dur amca “ dedim. Ve bana edebiyat yapma diyen dayıda doğru döndüm. Aklıma ülkenin tamamının siyasetçi ve spor adamı olduğu geldi ve dayıcım dedim “ Sen Semih Şentürk’ü bilir misin, hani nöbetçi golcüydü, 30 yaşında ki genç golcü vardı ya.” 

“Eee ne olmuş ona diye? “ sordu bana.

            “2008 yılıydı, sanırım haziran aylarıydı, Hırvatistan’la A milli takımımızın EURO 2008 çeyrek final maçı, Viyana’nın en büyük stadında normal süre sıfır sıfır tamamlanmıştı. Uzatmaların ilk yarısında yine gol olmamıştı fakat ikinci yarısında 119. Dakika da milli takımımız golü yiyip yenik duruma düşmüştü. Valla ne yalan söyleyeyim tüm dünyam yıkılmıştı o an. Golün santrası falan derken son dakika da geçmişti, 120 dakika, koca iki saat bitmişti. Uzatmaların uzatmasını oynuyorduk, hatta o zaman Hırvatistan’ın hocası Beşiktaş’ı çalıştıran Biliç’ti. Yarı finale adlarının yazdırdıklarını düşünüyordu, tüm Hırvat oyuncular, teknik ekip, aslında tüm Hırvatistan ama ne oldu dakika 121’ e geliyordu bi kaç saniye vardı. Rakip ofsayta yakalanmıştı. Kendi yarı sahamızın ortalarındaydı, kalecimizde Rüştüydü, Rüştü Reçber, ofsaytı kullanmak için rakip ceza alanına doğru vuruşu kullandı ve topu ortaladı, orada bir karambol falan oldu derken Semih bir vurdu topa kalecinin sağ köşesine çatala girdi o top ve gol oldu. İşte o an tüm Hırvatlar sustu ve biz tüm Türkiye umutlandık. Nitekim ki o gölün santrası bile yapılmadı ve seri penaltı atışlarında yarı finale biz adımızı yazdırdık. Vay be ne gündü; o zaman golden sonra bir kaç dakikayı hatırlamıyorum, gözlerimi açıp kendime geldiğimde babamla sarman dolaş haldeydik, vallahi oturduğum yerden o duruma nasıl geldik hatırlamıyorum. Tüylerim diken diken oldu. Umarım artık anlamışındır beni, umudun ne olduğunu.”

         Dedim ve dayının yüzündeki tebessümü gördüm ve kafa salladı bana. “ Konu anlaşıldıysa ben kalkayım “ dedim ve tam hareketlenirken yaklaşık yirmi dakika önce söylediğimiz çaylar geldi ve “ Nereye gidiyorsun çay söyledik “ dediler. Oturdum çayımı içtim ve evime doğru geldim.

Not: Umudun Hikâyesi, Öküz Çarpması isimli kitabımdan alıntıdır. 

 

 

 
Etiketler: UMUDUN, HİKÂYESİ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
20 Şubat 2018
BİR TREN YOLCULUĞU
31 Okunma.
19 Şubat 2018
ANTİDEPRESAN
508 Okunma.
18 Şubat 2018
ÇOK ÖFKELİYİM
767 Okunma.
15 Şubat 2018
SOYAĞACI
658 Okunma.
14 Şubat 2018
BUGÜN NE GÜNÜ?
686 Okunma.
13 Şubat 2018
EKONOMİYE CAN VERME GÜNÜ
658 Okunma.
12 Şubat 2018
HELAL OLSUN
561 Okunma.
11 Şubat 2018
KALBIM ACIYOR
702 Okunma.
09 Şubat 2018
CEDRİC’ E SELAM OLSUN
610 Okunma.
06 Şubat 2018
En Son Ne Zaman?
644 Okunma.
05 Şubat 2018
CAN SIKIYOR
747 Okunma.
02 Şubat 2018
DURUM – TESPİT SINAVI
560 Okunma.
01 Şubat 2018
EKSİLMYNZ!
705 Okunma.
31 Ocak 2018
EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER
690 Okunma.
30 Ocak 2018
100LEŞME
992 Okunma.
29 Ocak 2018
BİR FİNCAN ŞANS ALABİLİR MİYİM?
767 Okunma.
28 Ocak 2018
LAVİNİA
781 Okunma.
26 Ocak 2018
TUTAR + lı / sız MI?
661 Okunma.
25 Ocak 2018
TEHLİKELİ OYUNLAR
955 Okunma.
24 Ocak 2018
S-ON-SUZ BİR HİKÂYE
758 Okunma.
23 Ocak 2018
ART NİYET
745 Okunma.
22 Ocak 2018
HER ŞEYDEN BİRAZ KALIR
823 Okunma.
21 Ocak 2018
VATANDAŞ’A CEVABEN
781 Okunma.
19 Ocak 2018
Teşkilat-ı Esasiye
669 Okunma.
18 Ocak 2018
RAHATSIZ OLUYORUM
679 Okunma.
17 Ocak 2018
Bir Heyecan Bir Mutluluk Bir Saçmalık
654 Okunma.
16 Ocak 2018
BÜTÜN MÜ YOKSA ÜÇ ÇEYREK Mİ ŞEHİR?
663 Okunma.
15 Ocak 2018
YENİ DÜNYA
573 Okunma.
14 Ocak 2018
BİR ANNE BİR ŞAİR BİR DE KULAKLIK
691 Okunma.
12 Ocak 2018
TUTULMAYAN SÖZLER
681 Okunma.
11 Ocak 2018
BÜYÜK SÖZLER
642 Okunma.
10 Ocak 2018
BAKMAK ve GÖRMEK
734 Okunma.
09 Ocak 2018
10 OCAK NOTLARI
727 Okunma.
08 Ocak 2018
HAYAT KISA KUŞLAR UÇUYOR
627 Okunma.
07 Ocak 2018
DOKUNMAYIN ÇOCUKLARA!
732 Okunma.
05 Ocak 2018
YİNE KAYBETTİK
628 Okunma.
04 Ocak 2018
BAYRAK
634 Okunma.
03 Ocak 2018
Yazmak mı ZOR Konuşmak mı?
631 Okunma.
02 Ocak 2018
EY ZONGULDAK
634 Okunma.
01 Ocak 2018
Doğum Günün Kutlu Olsun!
579 Okunma.
31 Aralık 2017
ŞİİRLE BAŞLAYALIM
638 Okunma.
29 Aralık 2017
TOSUN PAŞA
675 Okunma.
28 Aralık 2017
İKİ BİN ON SEKİZ’E
681 Okunma.
27 Aralık 2017
HOBİNİZ VAR MI?
512 Okunma.
26 Aralık 2017
2bin18
768 Okunma.
25 Aralık 2017
TEŞEKKÜR EDERİM
787 Okunma.
22 Aralık 2017
ZAMANI GELİYOR
500 Okunma.
21 Aralık 2017
ORDİNARYÜS
628 Okunma.
20 Aralık 2017
İMZA GÜNÜ
729 Okunma.
19 Aralık 2017
DEĞİŞ(ME)
520 Okunma.
18 Aralık 2017
DEPRESYON MEVSİMİ
661 Okunma.
17 Aralık 2017
PAZAR NOTU
588 Okunma.
15 Aralık 2017
ANLAMLANDIRAMADIKLARIMDAN SEÇMELER
559 Okunma.
14 Aralık 2017
KAHROLSUN BAZI TİPLER
677 Okunma.
13 Aralık 2017
EL CLASİCO
688 Okunma.
12 Aralık 2017
ALBAY’A MEKTUP
708 Okunma.
11 Aralık 2017
İRONİ ADAMI
479 Okunma.
10 Aralık 2017
YA SEN ARKADAŞIM
819 Okunma.
08 Aralık 2017
YARIM KALMIŞ İNSANLAR
656 Okunma.
07 Aralık 2017
TEBRİKLER BEŞİKTAŞ
918 Okunma.
05 Aralık 2017
DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ
329 Okunma.
Haber Yazılımı