Yazı Detayı
25 Ocak 2018 - Perşembe 18:38 Bu yazı 957 kez okundu
 
TEHLİKELİ OYUNLAR
Tansu YILDIRIM
 
 

 

“ Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.

İnsanları, eski karıma yapmış olduğum gibi, büyük bir boşluk içinde bırakmasaydım. Kendimden de kaçıyorum gibi beylik bir ifadenin içine düşmeseydim. Bu mektubu çok karışık hisler içinde yazıyorum gibi basmakalıp sözlere başvurmak zorunda kalmasaydım. Ne olurdu, bazı sözleri hiç söylememiş olsaydım; ya da bazı sözleri hiç söylememek için kesin kararlar almamış olsaydım. Sana diyebilseydim ki, durum çok ciddi Bilge, aklını başına topla.

Ben iyi değilim Bilge, seni son gördüğüm günden beri gözüme uyku girmiyor diyebilseydim. Gerçekten de o günden beri gözüme uyku girmeseydi. Hiç olmazsa arkamda kalan bütün köprüleri yıktım ve şimdi de geri dönmek istiyorum, ya da dönüyorum cinsinden bir yenilgiye sığınabilseydim. Kendime, söyleyecek söz bırakmadım. Kuvvetimi büyütmüşüm gözümde. Aslında bakılırsa, bu sözleri kullanmayı ya da böyle bir mektup yazmayı bile, ne sen ne aşk ne de hiçbir şey olmadığı günlerde kendime yasaklamıştım. Sen, aşk ve her şeyin olduğu günlerde böyle kararlar alınamazdı. Yaşamış birinin ölü yargılarıydı bu kararlar. Şimdi her satırı, “bu satırı da neden yazdım?” diyerek öfkeyle bir öncekine ekliyorum. Aziz varlığımı son dakikasına kadar aynı görüşle ayakta tutmak gibi bir görevim olduğunu hissediyorum. Çünkü başka türlü bir davranışım, benimle küçük de olsa bir ilişki kurmuş, benimle az da olsa ilgilenmiş insanlarca yadırganacaktır. Oysa, sevgili Bilge, aziz varlığımı artık ara sıra kaybettiğim oluyor. Fakat yaralı aklım, henüz gidecek bir ülke bulamadığı için bana dönüyor şimdilik. Biliyorum ki, bu akıl beni bütünüyle terk edinceye kadar gidip gelen aziz varlık masalına kimse inanmayacaktır.

Bazı insanlar bazı şeyleri hayatlarıyla değil, ölümleriyle ortaya koymak durumundadır. Bu bir çeşit alın yazısıdır. Bu alın yazısı da başkaları tarafından okunamazsa hem ölünür ve hem de dünya bu ölümün anlamını bilmez; bu da bir alın yazısıdır ve en acıklı olanıdır. Bir alın yazısı da ölümün anlamını bilerek, ona bu anlamı vermesini beceremeden ölmektir ki, bazı müelliflere göre bu durum daha acıklıdır. Ben ölmek istemiyorum. Yaşamak ve herkesin burnundan getirmek istiyorum.

Bu nedenle, sevgili Bilge, mutlak bir yalnızlığa mahkûm edildim. (İnsanların kendilerini korumak için sonsuz düzenleri var. Durup dururken insanlara saldırdım ve onların korunma içgüdülerini geliştirdim.) Hiç kimseyi görmüyorum. Albay da artık benden çekiniyor. Ona bağırıyorum. (Bütün bunları yazarken hissediyorum ki, bu satırları okuyunca bana biraz acıyacaksın. Fakat bunlar yazı, sevgili Bilge; kötülüğüm, kelimelerin arasında kayboluyor. )

Geçen sabah erkenden albayıma gittim. Bugün sabahtan akşama kadar radyo dinleyeceğiz, dedim. Bir süre sonra sıkıldı.( İnsandır elbette sıkılacak. Benim gibi bir canavar değil ki. )  Bunun üzerine onu zayıf bulduğumu, benimle birlikte bulunmaya hakkı olmadığını yüzüne bağırdım.( Ben yalnız kalmalıyım. Başka çarem yok. )

…” Oğuz Atay – Tehlikeli Oyunlar

Çoğu zaman günün sözü paylaşılır; ben de size Türk Edebiyatı’nın en zirve alıntılarından birini yapmak istedim. Biraz yoğun ya da karışık gelebilir cümleler alışkın değilseniz ama az dikkat edip okursanız ne kadar anlamlı ve hayat kadar gerçek cümleler olduğunu görebiliyorsunuz. Yazacak bir şey bulamadığımdan değil bu kadar güzel yazanını görmediğim için bu alıntıyı sizinle paylaşmak istedim. Ne yazık ki popüler kültür böyle üstatların tanınmasına izin vermiyor; malumunuz daha basit daha iyi reklamlı daha sosyal medya fenomenleri okunuyor. Üstatlarımızın da reklamları yapılmalıdır; hani keşfedilmeyi bekleyen doğa güzellikleri vardır ya, ne yazık ki bir daha keşfetmemiz gerekiyor böyle güzide ve özel yazarları. Oğuz Atay’a ve onun nezdinde tüm üstatlara selam olsun.

Günün Sözü: “ Bazen hayat; mazisi hayal kırıklıklarıyla dolu olan birinin, hayali kurgusunu yazıya dökmesidir… “ Tansu Yıldırım – Öküz Çarpması

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Etiketler: TEHLİKELİ, OYUNLAR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
21 Şubat 2018
KLAVYE DELİKANLILARI
376 Okunma.
20 Şubat 2018
BİR TREN YOLCULUĞU
679 Okunma.
19 Şubat 2018
ANTİDEPRESAN
719 Okunma.
18 Şubat 2018
ÇOK ÖFKELİYİM
781 Okunma.
15 Şubat 2018
SOYAĞACI
666 Okunma.
14 Şubat 2018
BUGÜN NE GÜNÜ?
695 Okunma.
13 Şubat 2018
EKONOMİYE CAN VERME GÜNÜ
666 Okunma.
12 Şubat 2018
HELAL OLSUN
564 Okunma.
11 Şubat 2018
KALBIM ACIYOR
704 Okunma.
09 Şubat 2018
CEDRİC’ E SELAM OLSUN
611 Okunma.
06 Şubat 2018
En Son Ne Zaman?
649 Okunma.
05 Şubat 2018
CAN SIKIYOR
748 Okunma.
02 Şubat 2018
DURUM – TESPİT SINAVI
564 Okunma.
01 Şubat 2018
EKSİLMYNZ!
709 Okunma.
31 Ocak 2018
EN BÜYÜK ASKER BİZİM ASKER
692 Okunma.
30 Ocak 2018
100LEŞME
993 Okunma.
29 Ocak 2018
BİR FİNCAN ŞANS ALABİLİR MİYİM?
770 Okunma.
28 Ocak 2018
LAVİNİA
784 Okunma.
26 Ocak 2018
TUTAR + lı / sız MI?
663 Okunma.
24 Ocak 2018
S-ON-SUZ BİR HİKÂYE
762 Okunma.
23 Ocak 2018
ART NİYET
748 Okunma.
22 Ocak 2018
HER ŞEYDEN BİRAZ KALIR
826 Okunma.
21 Ocak 2018
VATANDAŞ’A CEVABEN
782 Okunma.
19 Ocak 2018
Teşkilat-ı Esasiye
673 Okunma.
18 Ocak 2018
RAHATSIZ OLUYORUM
679 Okunma.
17 Ocak 2018
Bir Heyecan Bir Mutluluk Bir Saçmalık
655 Okunma.
16 Ocak 2018
BÜTÜN MÜ YOKSA ÜÇ ÇEYREK Mİ ŞEHİR?
668 Okunma.
15 Ocak 2018
YENİ DÜNYA
575 Okunma.
14 Ocak 2018
BİR ANNE BİR ŞAİR BİR DE KULAKLIK
693 Okunma.
12 Ocak 2018
TUTULMAYAN SÖZLER
681 Okunma.
11 Ocak 2018
BÜYÜK SÖZLER
644 Okunma.
10 Ocak 2018
BAKMAK ve GÖRMEK
736 Okunma.
09 Ocak 2018
10 OCAK NOTLARI
727 Okunma.
08 Ocak 2018
HAYAT KISA KUŞLAR UÇUYOR
629 Okunma.
07 Ocak 2018
DOKUNMAYIN ÇOCUKLARA!
739 Okunma.
05 Ocak 2018
YİNE KAYBETTİK
632 Okunma.
04 Ocak 2018
BAYRAK
635 Okunma.
03 Ocak 2018
Yazmak mı ZOR Konuşmak mı?
633 Okunma.
02 Ocak 2018
EY ZONGULDAK
636 Okunma.
01 Ocak 2018
Doğum Günün Kutlu Olsun!
580 Okunma.
31 Aralık 2017
ŞİİRLE BAŞLAYALIM
638 Okunma.
29 Aralık 2017
TOSUN PAŞA
686 Okunma.
28 Aralık 2017
İKİ BİN ON SEKİZ’E
684 Okunma.
27 Aralık 2017
HOBİNİZ VAR MI?
516 Okunma.
26 Aralık 2017
2bin18
768 Okunma.
25 Aralık 2017
TEŞEKKÜR EDERİM
790 Okunma.
22 Aralık 2017
ZAMANI GELİYOR
502 Okunma.
21 Aralık 2017
ORDİNARYÜS
628 Okunma.
20 Aralık 2017
İMZA GÜNÜ
731 Okunma.
19 Aralık 2017
DEĞİŞ(ME)
523 Okunma.
18 Aralık 2017
DEPRESYON MEVSİMİ
666 Okunma.
17 Aralık 2017
PAZAR NOTU
590 Okunma.
15 Aralık 2017
ANLAMLANDIRAMADIKLARIMDAN SEÇMELER
561 Okunma.
14 Aralık 2017
KAHROLSUN BAZI TİPLER
678 Okunma.
13 Aralık 2017
EL CLASİCO
690 Okunma.
12 Aralık 2017
ALBAY’A MEKTUP
710 Okunma.
11 Aralık 2017
İRONİ ADAMI
481 Okunma.
10 Aralık 2017
YA SEN ARKADAŞIM
826 Okunma.
08 Aralık 2017
YARIM KALMIŞ İNSANLAR
658 Okunma.
07 Aralık 2017
TEBRİKLER BEŞİKTAŞ
921 Okunma.
06 Aralık 2017
UMUDUN HİKÂYESİ
790 Okunma.
05 Aralık 2017
DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ
330 Okunma.
Haber Yazılımı