pub-2258345284006191
Yazı Detayı
14 Ocak 2018 - Pazar 12:47 Bu yazı 652 kez okundu
 
BİR ANNE BİR ŞAİR BİR DE KULAKLIK
Tansu YILDIRIM
 
 

 

Bir anne düşünün, tüm dünyayı değiştirebilecek bir anne; Zübeyde Anamızdan bahsediyorum. Türk Tarihine en büyük kurtarıcını, dünyanın seyrini değiştiren bilge lideri dünyaya getiren Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923 tarihinde hayata gözlerini kapattı. Düşünsenize Selanik’te açılan bir çift gözün annesi olmanın gururunu; o onuru düşünün. Ne kadar yüce ne kadar gurur duyulsa az olan bir durum. Şimdilerde basit bir başarılarda bile ne kadar gurur duyar olduk; düşünün bir de dünyanın seyrini değiştiren bir başarımız olsa, kim bilir neler olur. 

Bazen diyorum ki keşke kurtuluş mücadelesinin döneminde yaşasaydım; Atatürk’ün çayını verseydim, kitabını taşısaydım. Bu bile yeterdi, en azından adamın niyeti belli, amacı belli, hedefleri belli. Adam “ Ne mutlu Türküm diyene “ ve “ Benim yaradılışımda bir fevkaladelik varsa o da Türk olarak dünyaya gelmemdir” demiş. Daha ne desin; amaç belli, hedef belli, arzu belli. Ama şimdilerde en yakınlarının bile sözünün nereye gittiğini; kime, neye hizmet ettiğini anlayamıyorsun. Ne kelimeleri net ne de hareketleri; her an her şekilde değişmeye müsait bir hayat sürüyorlar. Güven kelimesini neredeyse tedavülden kaldıracaklar; neye, kime güveneceğimizi şaşırdık. Ki insanların kendilerine olan güvenleri de yok olmak üzere, insanlık yok oluyor ama farkında değiliz. Gözler lükste, ihtişam peşinde; arzular daha büyük evlerde, şişkin cüzdanlarda, bilmem kaç beygir pahalı arabalarda. O zamanlar memleketi kurtarmak hayali kurulurken bu devirde kendini kurtarma hayalleri kurulmaya başlandı. Kimi sistem gerektirdi için buna mecbur bırakıldı, kimi zaten dünden razıydı. Konuyu farklı yerlere taşıdım; ister istemez buralara uzandı. Kusuruma bakmayın; umarım özü sözü bir insanlarla karşılaşır, böyle güzel insanlarla hayat yolculuğuna devam edersiniz. Benim her geçen gün bu konuda umudum azalsa da sizler her zaman umut edin; beni bulmaz belki ama bakarsınız sizleri bulur.

Evet, Zübeyde Anamızı yâd ediyoruz, ruhun şad olsun. Kusura bakma biraz farklı konulara değindim; özür dilerim. Son bir söylemle bu bölüme son vereceğim, bir şair var ona geçeceğim. Buradan çocuklarına “ Vatanı kurtarmadan gelme” diyen tüm Türk Analarına selam olsun, hepsinin ellerinden öpüyorum.

**

Şehrime gel sevgili.
Yarın çık gel.
Bırak her şeyi, bir bekleyenim var de gel.
Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın.
Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın.
Gel ki nefes alayım.
Gel.

Evet, Nazım Hikmet, ne kadar güzel söylemiş ve daha ne desin. Hepimizin şehrine beklediği isim mutlaka olmuştur ya da olacaktır böyle bir isim. Aldığımız nefes bile sayılıyken, dünyalık bazı olgular gözümüze perde indirdi; önümüzü göremez, gördüğümüze yaklaşamaz, yaklaştığımızın değerini bilemez olduk. Ne sevenimiz oldu ne de sevdiğimiz; hep en güzel hislerimizi, en değerli zamanımız olan ömrümüzü hep yanlış insanlara harcıyoruz. Bakmadan görmeye, güvenmeden inanmaya; kandırılmaya ve hayal kırıklıklarına alıştık. Oysa Nazım bambaşka şeyler der dururdu bizlere. Ama ben her zaman diyorum zamanının en güzide aşk şairleri; Nazım olsun, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Ahmet Arif, Cahit Zarifoğlu ve niceleri olsun, bence bugün yaşasalar şiire bile küsebilirdiler. Benim şahsen şiire küsmem bir seneyi geçti; elim dizelere, hece ölçüsüne, uyak ve rediflere gitmez oldu. Bu dönemde şiire büyük ihanetler edildi, şiire pişman ettiler insanı Sevgili Üstadım; ne yapalım bizde küstük şiire, kusura bakmayın. Umarım bir gün tekrar ellerimiz şiire gider de hak eden insanları yazarız. Bu arada doğum günün kutlu olsun; unutmadan söyleyeyim.

Nazım’ım sen demedin mi bizlere, 

“ Gitmek” sadece bir eylemdir,

“ Unutmak “ ise kocaman bir devrim…

Not: Ben şu an bu satırları yazarken kulağımda kulaklık ve radyoda bir Mirkelam şarkısı Unutulmaz çalışıyor. Bakalım hep beraber göreceğiz, unutulur mu unutulmaz mı? Ama özlemek diye de bir şey var!

 

 

 
Etiketler: BİR, ANNE, BİR, ŞAİR, BİR, DE, KULAKLIK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Ocak 2018
ART NİYET
380 Okunma.
22 Ocak 2018
HER ŞEYDEN BİRAZ KALIR
771 Okunma.
21 Ocak 2018
VATANDAŞ’A CEVABEN
726 Okunma.
19 Ocak 2018
Teşkilat-ı Esasiye
632 Okunma.
18 Ocak 2018
RAHATSIZ OLUYORUM
583 Okunma.
17 Ocak 2018
Bir Heyecan Bir Mutluluk Bir Saçmalık
611 Okunma.
16 Ocak 2018
BÜTÜN MÜ YOKSA ÜÇ ÇEYREK Mİ ŞEHİR?
571 Okunma.
15 Ocak 2018
YENİ DÜNYA
540 Okunma.
12 Ocak 2018
TUTULMAYAN SÖZLER
646 Okunma.
11 Ocak 2018
BÜYÜK SÖZLER
601 Okunma.
10 Ocak 2018
BAKMAK ve GÖRMEK
707 Okunma.
09 Ocak 2018
10 OCAK NOTLARI
696 Okunma.
08 Ocak 2018
HAYAT KISA KUŞLAR UÇUYOR
595 Okunma.
07 Ocak 2018
DOKUNMAYIN ÇOCUKLARA!
674 Okunma.
05 Ocak 2018
YİNE KAYBETTİK
588 Okunma.
04 Ocak 2018
BAYRAK
615 Okunma.
03 Ocak 2018
Yazmak mı ZOR Konuşmak mı?
610 Okunma.
02 Ocak 2018
EY ZONGULDAK
595 Okunma.
01 Ocak 2018
Doğum Günün Kutlu Olsun!
546 Okunma.
31 Aralık 2017
ŞİİRLE BAŞLAYALIM
612 Okunma.
29 Aralık 2017
TOSUN PAŞA
623 Okunma.
28 Aralık 2017
İKİ BİN ON SEKİZ’E
608 Okunma.
27 Aralık 2017
HOBİNİZ VAR MI?
491 Okunma.
26 Aralık 2017
2bin18
733 Okunma.
25 Aralık 2017
TEŞEKKÜR EDERİM
757 Okunma.
22 Aralık 2017
ZAMANI GELİYOR
456 Okunma.
21 Aralık 2017
ORDİNARYÜS
597 Okunma.
20 Aralık 2017
İMZA GÜNÜ
669 Okunma.
19 Aralık 2017
DEĞİŞ(ME)
493 Okunma.
18 Aralık 2017
DEPRESYON MEVSİMİ
590 Okunma.
17 Aralık 2017
PAZAR NOTU
560 Okunma.
15 Aralık 2017
ANLAMLANDIRAMADIKLARIMDAN SEÇMELER
523 Okunma.
14 Aralık 2017
KAHROLSUN BAZI TİPLER
652 Okunma.
13 Aralık 2017
EL CLASİCO
665 Okunma.
12 Aralık 2017
ALBAY’A MEKTUP
675 Okunma.
11 Aralık 2017
İRONİ ADAMI
451 Okunma.
10 Aralık 2017
YA SEN ARKADAŞIM
764 Okunma.
08 Aralık 2017
YARIM KALMIŞ İNSANLAR
636 Okunma.
07 Aralık 2017
TEBRİKLER BEŞİKTAŞ
898 Okunma.
06 Aralık 2017
UMUDUN HİKÂYESİ
766 Okunma.
05 Aralık 2017
DÜNYA KADIN HAKLARI GÜNÜ
302 Okunma.
Haber Yazılımı